Beyindeki Farklı Tümörler

İnsan beyninde yer alabilen çok farklı tümörler, yani kitleler var. Bunların klinik seyri, yani hastada zaman içinde ortaya çıkardıkları şikayetler çok farklı olabildiği gibi, tercih edilen tedavi yöntemleri de çok farklı olabiliyor. Tabii bu farklılıklar kimi zaman hastanın yaşına da bağlı olabiliyor.

ARAKNOİD KİST:

Beyinde tesadüfen tespit edilen iyi huylu kistlerin arasında en sık rastlananı araknoid kist. Aslında çoğu zaman bebeklik döneminden beri hastanın kafasında bulunan ama kimi zaman travmalara ve menenjit gibi enfeksiyonla bağlı olarak gelişebilen bu araknoid kistler, içi beyin omurilik sıvısı dolu boşluklar. Çok nadiren sara hastalığına yol açabildiklerinde aynı hidrosefali hastalığında olduğu gibi şant aracılığı ile tedavi edilmeleri gerekebilen bu kistler genellikle iyi huylu oluyorlar. Yani sadece zaman içinde huy değiştirip değiştirmediklerini görmek için takip edilmeleri gerekiyor. Böyle bir kistin varlığını hastanın ve kimi zaman başvurduğu hekimlerin bilmesi yeterli.

KİST:

Baş ağrısı, bayılma, baş dönmesi gibi bir şikayetle doktora gidip tomografi veya MR incelemesi yapılan bir insanın beyninde tesadüfen karşımıza en sıklıkla çıkan kitleler kistlerdir. Bu kistlerin çok büyük bir kısmı aslında iyi huyludur, yani büyümez veya hastaya bir zarar vermezler. Genellikle hastanın beyninde çocukluktan beri durup dururlar. Ancak yine de huy değiştirme olasılığına karşı doktorlar bunları belli zaman aralıkları ile takip eder. Eğer zaman içinde büyürlerse veya hastanın sinir sistemi muayenesinde bazı önemli bozukluklara yol açarlarsa; bulundukları yerden bir ameliyatla ve tabii maharetle çıkarılmaları durumunda, hasta hiç bir sorun yaşamaksızın normal yaşantısına devam edebilir.

MENENJİOM:

Menenjiom, beyin zarından köken alan tümör anlamına geliyor. Bu tümörler aslında beyni saran zardan çıktıkları için beynin dışındalar, ama kapalı bir kemik kutu içinde yani kafatası içinde yer alan beyne bastırdıkları için pek çok sorun yaratıyorlar. Üstelik bunlar kanser değiller, yani iyi huylu tümörler; başka organlara yayılmıyorlar. Hatta menenjiom iyi ellerde ameliyat edildiği zaman, yani tümüyle çıkarıldığı zaman genellikle tümüyle tedavi edilmiş oluyor, yani tekrarlamıyor. Böyle bir tümörü olduğunu öğrenen hastanın bir an önce ameliyat olması çok önemli, çünkü ne kadar çok büyürlerse ameliyatla çıkarılmaları o kadar zor ve tehlikeli oluyor. Yani erken tanı şansının kıymetini bilmek lazım.

GLİOMA:

Glioma beynin destek dokusundan köken alan bir tümör. Yani beynin düşünmesini sağlayan sinir hücrelerine destek olan, onları besleyen hücrelerden kaynaklanıyorlar. Bunlar aslında kanser değiller, yani genellikle vücudun diğer organlarına sıçramıyorlar. Ancak iyi huylu da değiller, yani hızla büyüyor ve beyne bir ahtapot gibi kollarını uzatıp yayılıyorlar. Bu nedenle, böyle bir teşhis konan insanların hemen ameliyat olması çok önemli. Çünkü tümörün hepsi değilse bile büyük bölümü çıkartılınca, daha sonra uygulanacak olan ilaç tedavilerinin ve ışın tedavilerinin etkili olma şansı artıyor. Hasta bu tümörden tümüyle kurtarılamasa bile, en azından yaşama süresi uzatılıyor ve yaşadığı süre içindeki yaşam kalitesinin mümkün olan en üst seviyede tutulması sağlanabiliyor.

METASTAZ:

Metastaz, insan vücudundaki bir kanserin başka organa sıçraması demektir. Pek çok kanser türünün beyne sıçrayabildiğini biliyoruz. Zaten beyinde en sık rastlanan tümör çeşidi de işte bu metastazlardır. Belli bir yaşın üstündeki insanlarda bir beyin tümörünün metastaz olabileceğini ya tomografi veya MR’daki tipik görüntülerden veya hastanın zaten bir kanser hikayesi olmasından anlıyoruz. Metastazların beyinden ameliyatla çıkarılması bir cerrah için nispeten kolaydır. Ancak bazen bu metastazların beynin birden çok yerinde aynı anda görülmesi ameliyatı zorlaştırmaktadır. Ayrıca işin bir diğer kötü yanı, vücuttaki kötü huylu kanserlerden beyne sıçramış metastazların tekrarlama eğilimi olmasıdır. Yani becerikli bir şekilde yapılmış metastaz ameliyatlarının sonrasında bile,  hastanın uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmesi her zaman mümkün olmamaktadır.

BEYİN KANSERİ:

Beyin tümörleri aslında kanser değiller. Yani başka organlara sıçramıyorlar. Ancak en az kanserler kadar, hatta kimi zaman çık daha fazla ölümcül olmalarının altında yatan başka bir neden var. Beyin kapalı bir kemik kutu içine koruma amaçlı yerleştirilmiş bir organımız. Yani bir tümörün büyüyebileceği fazla bir boşluk yok. Herhangi bir tümör hızla büyüyorsa, ya da beynin diğer bölümlerine yayılıyorsa, bir süre sonra beyni sıkıştırmaya yani tabiri caizse öldürmeye başlıyor. Hatta kötü huylu tümörlerinin daha sıklıkla saldığı zehirli maddeler beyin ödemine yani beynin şişmesine de yol açarak aynı felaketle sonuçlanabiliyorlar.

BEYİN SAPI TÜMÖRÜ:

Beyin sapı, beyinle omuriliği birbirine bağlayan kısım. İsminden de anlaşılabileceği gibi beynin en alt kısmında yer alıyor. Burası insan yaşamı için çok önemli işlevleri yöneten merkezlerle tıka basa dolu. İşte bu nedenle de burada yer alan çok küçük boyuttaki tümörler bile hemen ağır şikayetlere yol açıyorlar ve erkenden tanınma şansları oluyor. Becerikli ve yeterli deneyime sahip bazı beyin cerrahları bu tümörleri ameliyatla çıkarabiliyorlar ama genellikle beyin sapından tümüyle temizlenme şansları olmuyor. Geride kalan veya zaman içinde büyümeye başlayan tümörlere ise Gamma Knife veya Cyber Knife gibi yüksek teknoloji ürünü sistemlerle ışın tedavisi uygulanması gerekiyor.

OMURİLİK KANSERİ:

Aslında omurilikteki tümörler kanser değiller. Yani kanserler gibi başka bir organa sıçramıyor veya çok hızlı büyümüyorlar. Hatta bunlar iyi huylu tümörler, yani çok yavaş büyüyorlar. Ancak beyine göre çok daha küçük bir kapalı kemik kutu içindeki omuriliği sıkıştırmaları çok ağır sonuçlara yol açıyor. Omurilikten kollarımıza ve bacaklarına giden sinirler geçtiği için ortaya felçler çıkabiliyor, kişinin kol ve bacaklarındaki kaslar sertleşip hareketler kısıtlanabiliyor ve daha da kötüsü, hasta çişini ve büyük abdestini tutamaz hale gelebiliyor. Bu tümörler ortaya çıkarıldıklarında hemen ameliyat edilmeleri gerekiyor çünkü bunlara ışın tedavisi verme şansı da yok.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir